Çankırı’ nın Depremselliği Konferansı Gerçekleştirildi.

Çankırı Karatekin Üniversitesi Coğrafya Bölümü tarafından Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunan Çankırı’nın deprem riski ve alınacak tedbirlerin daha iyi anlaşılabilmesi ve anlatılabilmesi için “Çankırı’nın Depremselliği” konferansı düzenlendi. Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış TAŞ’ın açılış...

Çankırı’ nın Depremselliği Konferansı Gerçekleştirildi.

Çankırı Karatekin Üniversitesi Coğrafya Bölümü tarafından Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunan Çankırı’nın deprem riski ve alınacak tedbirlerin daha iyi anlaşılabilmesi ve anlatılabilmesi için “Çankırı’nın Depremselliği” konferansı düzenlendi.

Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış TAŞ’ın açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, depremin sürekli kendini hissettiren doğal bir olay olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı.

Rektör Çiftçi, “Depremler, bulunduğumuz coğrafya itibariyle geçmişte yüzleşmiş olduğumuz ve her an olacakmış gibi varlığını hissettiğimiz doğal bir olaydır.  Bunun yanında, fay hatlarının bulunduğu yerlerde bazı kazanımlar da vardır. Bu kazanımlar; Su kaynakları, kaplıca ocakları ve jeo termal gibi enerji kaynaklarıdır. Bu kaynak zenginliklerinden dolayı da bu fay hatları üzerinde yerleşim sıklıkları oluşmuş durumdadır. Yani, bulunduğumuz coğrafyanın gerçekliklerini bilerek yaşamalı ve ona göre tedbirlerimizi almak durumundayız. Şehir planlamasından sosyal bilince kadar geniş bir yelpaze içeren bir tedbir ve önlem alarak herkesi bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Bu bilinçlenmeyi her anlamda yaparken deprem oluşundaki teorik bilgilerimizi de sürekli hatırlamalı ve güncel tutmalıyız. Burada edindiğimiz bilgiler deprem anında çok işimize yarayacak belki de hayatımızı kurtaracaktır. Bu yüzden, üniversite olarak toplumu ilgilendiren tüm meselelerde olduğu gibi deprem konusunda da sorumluluğumuzun bilincinde olarak halkımızı bilinçlendirmek ve bilgilendirmek adına bu tür etkinlikleri sık sık yapmaktayız. Değerli hocalarımızın da konuya ilişkin dünya literatürüne girmiş birçok çalışması mevcuttur. Hem bu çalışmaların anlatılması hem de bilinçlendirme adına fayda sağlayacak bu konferans için emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Daha sonra ÇAKÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Ataol Türkiye’nin ve Çankırı’nın deprem gerçeğini anlattığı sunumunda özetle şunları söyledi.

“Türkiye’nin bir deprem ülkesi olmasının temel sebebi, Arap Levhasının Türkiye’yi doğudan sıkıştırması, bunun sonucunda Anadolu’nun Kuzey Anadolu Fayı güneyinde kalan kısmının batıya hareket etmesidir. 1900’den günümüze kadar Türkiye’de büyüklüğü 7’nin üzerinde 15 deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerin 11’i Kuzey Anadolu Fayı Zonu boyunca oluşmuştur. 1943 yılındaki 7.2 büyüklüğündeki deprem, Ilgaz ilçesi sınırları içerisinde oluşmuş olup Çankırı sınırları içinde gerçekleşen en büyük depremdir. 1951 yılında Çerkeş kuzeyinde 6.9 büyüklüğünde meydana gelen deprem ise Çankırı sınırlarında yaşanan ikinci en büyük depremdir. Bu güçlü depremler Kuzey Anadolu Fayı boyunca gerçekleşmiştir.

Bu fay hattı dışında Çankırı sınırlarında üç aktif fay hattı daha bulunmaktadır. Bunlar Çerkeş-Orta ilçeleri arasındaki Dodurga Fayı, Şabanözü doğusundaki Şabanözü Fayı ve Çankırı-Eldivan arasında uzanıp Kalecik’e kadar devam eden Çankırı Fayı’dır. Dodurga Fayı şimdiye dek büyüklüğü 5’i geçen üç deprem üretmiştir. Şabanözü Fayı büyüklüğü 4’ün biraz üzerinde altı deprem üretmiştir. Çankırı Fayı’nın büyük bir bölümü Eldivan ilçesinden geçmekte olup bu ilçede 120 yıldır büyüklüğü 4’ün üzerinde hiçbir deprem oluşmamıştır. İki yıl kadar önce Kalecik’te gerçekleşen 4.8 büyüklüğündeki deprem ile birlikte bu fayın daha kuzey kısımlarında da deprem beklenmektedir. Ancak bahsi geçen faylar, Kuzey Anadolu Fay zonundaki depremlere oranla daha küçük depremler üretme kapasitesine sahiptir.”

Medektif

16 Ara 2022 - 04:08 - Haberler

istanbul haber