Timur Kimdir?

İdari kabiliyeti ve savaşçılık yetileri çok üst düzeyde olan Timur, özellikle kemankeşlikte (okçuluk) ün salmış ve yüzüklerin içinden ok geçirmesiyle nâm salmıştır. Harp meydanlarında amansız bir cengâver olan Timur, bir harp sırasında ayağına saplanan bir ok sebebiyle topal kalmış ve bu olay sonrasında Timur Lenk (Aksak Timur) ismiyle anılmıştır.

 Batı Köktürkleri’nin soyundan olan Emir Timur, Moğollar’ın bir kolu olan Çağatay Hanlığı’nın hâkimiyet bölgesinde Barlas Aşireti denilen bir Türk aşiretinin beyi olarak ilk kez tarih sahnesine çıkmıştır.

Her ne kadar bir ayağı aksasa da bu, Timur’un yeteneğinden de hayallerinden de hiçbirşey götürmemiştir. Aksine Timur, uğradığı birkaç büyük ihanetten de sonra iyice hırslanmış ve kısa zamanda tüm Orta Asya’yı içine alan, hatta Hindistan’a kadar uzanıp, Anadolu ve Suriye’ye kadar ulaşan dev bir imparatorluk kurmayı başarmıştır.

 

Ankara Savaşı

 İki büyük Türk Hükümdarının cenk ettiği, kardeşin kardeşi kırdığı Ankara Savaşı, tarihin yürek yakan vakalar zümresindendir. Zira büyük bir kahraman olan Yıldırım Bayezid, bu savaşın sonunda esaret zehrini tatmış ve 7 ay gibi kısa bir zamanda da kahrından ölmüştür.

Bozguncuların aralarını açtığı bu iki Türk Hükümdarı, kendi aralarında yanlış anlaşılmaların da olduğu birçok mektubun sonucunda karşı karşıya gelmiş ve Ankara’nın Çubuk Ovası’nda, Emir Timur’un filli ordusu, Osmanlı Ordusu’nu darmadağın etmiştir.

Çok büyük bir satranç ustası olan Emir Timur, Çubuk Ovası’nı tıpkı bir satranç tahtası gibi kurgulamış ve birbirinden akılcı hareketleriyle –dahası ordusunun sayısal üstünlüğünün de etkisiyle- mutlak bir zafer kazanmıştır.

Osmanlı için Fetret Devri denilen kâbus gibi bir dönemi başlatan Timur’un bu hareketi, iki Türk Hükümdarı’nın bilek güreşidir ki, bu güreşi hiç kuşkusuz yenilgi nedir bilmeyen Emir Timur kazanmıştır. Savaşta esir aldığı Yıldırım Bayezid’in ölüm haberi üzerine çok kederlenen Timur, “Yazık! Dünya büyük bir cihangiri kaybetti.” diyerek Osmanlı Sultanı’na olan hayranlığını açıkça dile getirmiştir.

Son Hedefi Çin’di

 


 Çok kısa bir zamanda dev bir imparatorluk kuran, sert otoritesiyle tüm hasımlarına diz çöktüren, hayatı boyunca pek çok kez ihanetlere uğramasına rağmen her seferinde ayağa kalkmayı başaran ve ihanetlerin hesabını soran Emir Timur, aynı zamanda bir dönem dillere destan olan Semerkant şehrinin de en önemli banisidir. Savaşa önem verdiği kadar ilme de önem veren Emir Timur’un öz torunu olan Uluğ Bey’in de bu anlamda ne kadar önemli bir kanıt olduğuna daha evvelki yazılarımızda değinmiştik.

Emir Timur, 68 yaşına erdiğinde ve tüm hasımlarını birer birer yere serdiğinde rotasını bu kez Çin’e çevirmiş, adeta ikinci Mete olmak ve Çin Seddi’ni aşmak için Çin üzere yürümüş ancak Çin’e varmaya ömrü vefa etmeyip 18 Şubat 1405’te Otrar’da vefat etmiştir. Şunu çok net söyleyebiliriz ki, Çin, büyük bir Türk tokadından ve Türk hâkimiyetinden böylece kurtulmuştur. Zira Emir Timur’un yumruğu, Çin Seddi’ni devirecek kadar güçlüdür.

05 Ara 2020 - 14:49 Ankara- Kimdir