Dr. Öğr. Üyesi Müge AKBULUT ve Öğr. Gör. Büşra AKTAŞ Araştırma Bulgularını Sosyal Psikolojide Ahlak Ulusal Sempozyumu’nda Bildiri Olarak Sundular

  Psikoloji bölümü öğretim üyeleri Müge Akbulut ve Büşra Aktaş araştırma bulgularını 26-27 Kasım 2021’de düzenlenen Sosyal Psikolojide Ahlak Ulusal Sempozyumu’nda bildiri olarak sundular. Özet 1 Gruplar arası bağlamda zihin kuramı: İçgruba benzerlik, önyargı ve tehdit algısının zihin kuramı perform...

 

Psikoloji bölümü öğretim üyeleri Müge Akbulut ve Büşra Aktaş araştırma bulgularını 26-27 Kasım 2021’de düzenlenen Sosyal Psikolojide Ahlak Ulusal Sempozyumu’nda bildiri olarak sundular.

Özet 1

Gruplar arası bağlamda zihin kuramı: İçgruba benzerlik, önyargı ve tehdit algısının zihin kuramı performansına etkileri

Sosyal ilişkilerdeki uyumu kolaylaştıran zihin kuramı (ZK) becerisinin ahlak araştırmalarında önemli bir yeri vardır. ZK üzerine yapılan çalışmalar kişilerin kendi kültürel gruplarından olan bireylerin zihin durumlarını kendi kültürel gruplarından olmayanların zihin durumlarına kıyasla daha doğru anladıklarını gösterir (Perez-Zapata ve ark., 2016). Bu durumun kültürel benzerlik algısıyla ilişkili olduğu düşünülmüş, kültürel benzerliğin perspektif almayı kolaylaştırdığı belirtilmiştir. Fakat sosyal etkileşim sırasında, kültürel benzerliğe ilişkin değerlendirmelere ilaveten, kültürel gruplara dair önyargı ve tehdit algısı içeren değerlendirmeler de ortaya çıkar (Castelli ve ark., 2004). Ayrıca bazı kültürel gruplar içgruba benzer özellikler taşımalarına rağmen yüksek seviyede önyargı ve tehdit algısına maruz kalabilirken (örn. Suriyeliler), bazı kültürel gruplar içgruba benzer özellikler taşımamalarına rağmen düşük seviyede önyargı ve tehdit algısına maruz kalabilirler (örn. Norveçliler). Bu gruplarla iletişim sırasında ZK performansının nasıl etkileneceği bilinmemektedir. Bu çalışmada kültürel benzerlik, önyargı ve tehdit algısının ZK performansına etkisi incelenmiştir. Üç yüz elli dört katılımcı arasından, bir gruptan Türklerin, bir gruptan Suriyelilerin, bir gruptan ise Norveçlilerin zihin durumlarını tahmin etmeleri istenmiştir. Ayrıca katılımcılar Suriyelileri ve Norveçlileri kendi kültürel gruplarına ne derece benzettiklerini ve bu gruplara ilişkin önyargı ve tehdit algılarını belirtmişlerdir. Katılımcılar Türklerin zihin durumlarını Suriyeli ve Norveçlilerin zihin durumlarına kıyasla daha doğru anlamışlardır. Benzer şekilde, Suriyeli ve Norveçlilere dair kültürel benzerlik algıları arttıkça bu hedef gruplara yönelik ZK performansları da yükselmiştir. Ayrıca kültürel benzerlik algısı, önyargı ve tehdit algısı ile etkileşimli şekilde ZK’nı etkilemiştir. Suriyelilere dair düşük seviyede kültürel benzerlik beyan edenlerin Suriyelilere dair önyargı seviyeleri yükseldikçe ZK performansları düşmüştür. Norveçlilere dair düşük seviyede kültürel benzerlik beyan edenlerin Norveçlilere yönelik tehdit algıları arttıkça ZK performansları düşmüştür. Bulgular ZK kapasitesi gelişmiş olan örneklemlerde dahi bu becerinin kültürel gruplarla ilgili algılardan etkilendiğini ortaya koymakta ve gruplararası ilişkilerde ortaya çıkabilecek iletişim sorunlarının kaynağına yönelik bir fikir vermektedir.

Özet 2

Haksızlıktan Kaçınmada Varsayımsal ve Davranışsal Farkların İncelenmesi

Haksızlıktan Kaçınma Modeline (Fehr ve Schmidt, 1999) göre insanlar diğerlerinden daha azına (dezavantajlı haksızlıktan kaçınma; DHK) veya diğerlerinden daha fazlasına sahip olmaktan kaçınmakta (avantajlı haksızlıktan kaçınma; AHK); bunun yerine kararlarında adil, eşitlikçi ve rasyonel değerlendirmeleri bir arada gerçekleştirmektedirler. Bu çalışmalarda çoğunlukla ekonomi oyunları kullanılmakta ve tepeden inme para dağılımlarının iki oyuncu arasında nasıl dağıldığı ele alınmaktadır (Camerer, 2003; Engel, 2011). Ancak çalışmalar özellikle kişilerin maddi kazanım sağladığı durumlarda hipotetik olarak beyan ettiklerinden daha az kaçınmacı davranabildiklerini göstermektedir (FeldmanHall, vd., 2012; Larrick ve Blount, 1997). Ahlaki ikiyüzlülük literatürü kapsamında ele alınan bu çalışmalar, nadiren haksızlıktan kaçınma davranışı özelinde gerçekleştirilmiştir. Buna paralel olarak bu incelemede, haksızlıktan kaçınma davranışının sergilenmesinde beyana dayalı bildirimler ile davranışların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bunun için Haksızlık Oyununun (Blake ve McAuliffe, 2011) yetişkinlere uyarlanarak kullanıldığı bu çalışmada, üç ayrı sosyal bağlama ilişkin senaryolar sunulmuş ve katılımcılara bu senaryolardaki durumda nasıl tepki verecekleri, çevrimiçi anketler vasıtasıyla sorulmuştur (N=208). Ardından aynı senaryolara birebir mutabık kalınmış ancak bu defa gerçek para dağılımları kullanılarak (farklı katılımcılarla) ikinci çalışma gerçekleştirilmiştir (N=269). Bulgular, hipotezimize uyumlu olarak, kişilerin maddi kazanım sağladığı durumlarda (M=2.70, SS=2.79), hipotetik olarak beyan edilenden (M=4.24, SS=3.03) anlamlı olarak daha az AHK sergilediklerini göstermektedir, t(475)=-5.74, p<.001, %95 GA [-2.,064, -1.012]. Bu sonuçlar beyanlar ile davranışlar arasındaki uyumsuzluğun ahlaki psikoloji literatüründe göz önünde bulundurulması gereken bir konu olduğuna işaret etmektedir.

29 Ara 2021 - 16:47 - Haberler

istanbul haber