Doğulu Babaya ve Yedi Oğla Selam Olsun

Bir önceki yazımızda masala dair açıklamalarda bulunmuştuk. Masal kültürel bir ürün olarak karşımıza çıkar. Onun belli başlı özellikleri vardır. Bir f...

Bir önceki yazımızda masala dair açıklamalarda bulunmuştuk. Masal kültürel bir ürün olarak karşımıza çıkar. Onun belli başlı özellikleri vardır. Bir formel yapıyla yani tekerlemeyle başlar, olağanüstülükler içerir vb. ancak günümüzde masal formatına benzer farklı türlerle karşılaşmak son derece olağandır. Bunun bir örneğini Sezai Karakoç’un ‘Masal’ isimli şiirinde görmekteyiz.

Karakoç, konuyla ilgili her ne kadar nesir bir ürün ortaya koymamış olsa da şiirin girişinden itibaren dile gelenin masalvari bir söylem olduğunu açıkça söyleyebiliriz. Masal, içeriği bakımından üstü kapalı bir anlatımla öğütler vererek istenilen ya da doğrudan öğretici bir fonksiyon sergilemektedir. Söz konusu şiir de bir amaç güderek karşımıza çıkar. Şiir ‘Doğuda bir baba vardı’ (Karakoç, 2004: 409) başlangıcıyla masala yakın bir resim çizer gözlerimizin önüne. Şairin doğu kavramı ülkemiz doğusundan ziyade ülkesel hatta kıtasal bir mesafeyi belirtir.

Doğuda yaşayan bu baba batının doğuya varmasından önce kendi oğullarının garba varmasını ister. Ve bu doğrultuda birinci çocuğu koyulur yola. Onun için eğlenceler düzenlenir, şölenler tertip edilir ve kuş tüyü yastıklara başını koyarak yumar gözlerini hayat penceresine. O konforun ne olduğunu anlamadan öldürülür ve kimsenin bilmediği bir yere gömülür. Doğulu baba anropomorfik bir söylem ışığında anlar bunu. Havanın ansızın kabaran gözyaşlarından.

Sonra ikinci Oğul düşer öç almak için Batı yollarına. O batıda bir nehir karşısında bir kıza denk gelir. Burada tasvir edilen kız, masallarda geçen prensesler kadar güzel ve bir o kadar olağanüstülükler barındırır. Çünkü onu anne değil de gök doğurmuştur sanki. İkinci Oğulda tutulduğu kız peşinde koşar yıllar boyunca ve Karakoç’un bir başka şiirinde ‘Hayat bir ölümüdür, aşk bir uçurumdur’(s.10) dizesinde yer aldığı gibi bir uçurumda son bulur soluğu. Ve baba yine meteorolojik bir olaydan anlar bunu. Yağan yağmur suları acı ve buruktur.

Olayları çözebilmek için üçüncü oğlunu gönderir bu sefer batıya. Orada çok ezilir, yıkılır. Bir mağazada iş bulur çalışmaya başlar. Kardeşlerini iş yoğunluğundan aramaya fırsat bulamaz. İşçi iken patron olur. Yine arayamaz kardeşlerini. Zaman böyle geçerken bir tanıdığa denk gelir gazinoda. Sırf utandığı için bir çek gönderir babasına. O çek bir kâğıt parçasından öteye geçemez baba için. Ve bu kâğıt parçası köpeklere oyuncak olur sonra.

Sıra dördüncü oğuldadır. O okur sonra bilgin olur. Ülküsünden ve geleneklerinden koparak uygarlığa kaptırır kendisini. Ve diğer kardeşleri gibi silinip gider. Baba bunu yine mistik bir şekilde anlar. Kutlu koyun kara süt vermiştir bu sefer.

Şairdir beşinci oğul. Baba git demeden varmıştır batıya. Şairliğini konuşturur orada. Trajedik ve ağır şiirler yazar batıya. Batının aşırılığına doğunun kaderine gem vurur. Tomarlarıyla dönmek isterken çöl kumlarına karışır o da.

Altıncı oğul gitti bu sefer beş kardeşinin akıbetini öğrenmeye. Gider gitmez Zehirli sulara alıştırdılar onu. O Batı karşısında el üstünde tutulan ancak geri planda hiçte öyle olmayan bir yere düşmüştür. İtikadı gereği hiç de uygun olmayan ürünleri yer içer. Yürüdüğü kaldırımları saymaya kalkacak kadar kaybeder kendisini. Ve bir gün karışır sessizliğe, yitip gider karanlıklarda.

Son oğlu vardır şimdi sırada babanın gönderebileceği. Ağaçlara baka baka büyüyen, ağaçlarda kışın sırrına eren. Bir de odenemek ister şansını batı karşısında. Bir şafak vakti batının en büyük kent meydanına varır. Tanrıya değiştirilmemek için yalvarır. Birden bire bir ilham gelir sonra ve oymaya başlar olduğu yeri. Çevredekiler başına toplanır bu durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeden. Ancak o bakışlara aldırış etmeden kazmaya devam eder. Yarı beline kadar girdiğinde toprağa kalabalık büyümüştür. ‘Altı oğlunu yuttuğunuz bir babanın yedinci oğluyum’(s.412) diyerek başlar sözlerine. Ve değişmeden gömülmek ister kazdığı toprağa. Baba da ölmüştür bu aralar acısından. Ve yedincioğul batının en büyük gücünü haykırır sonra. “Karşınızdakini değiştirmek”(s.413) der batılılara. Ona çok dil dökerler çıkması için o çukurdan. Günlerce aç kalır bir umut çıkar der batılılar ancak o yine de çıkmaz kazdığı o çukurdan. Gün gün erir yedincioğul buna rağmen çıkmaz oradan. O nurdan bir sütuna döner ve göğe uzanır. Batılılar kaldırmaktan acizdir bu sütunu artık. En onulmaz yarası olanlar, kalbinden vurulmuş olanlar,  kalbinde insanlıktan bir iz taşıyanlar onu ziyaret eder ondan şifa bulurlar.

Karakoç’un masal formatına yakın şiiri toplumsal bir mesaj vermektedir aslında. O masalların içinde gizli olan etik kaideleri bu yolla vermek ister. Yedi oğlu olan doğulu baba çocuklarına güven duyarak onları batıya gönderir ancak yedincioğul dışındaki diğer çocukları birer birer farklı sebeplerden ötürü yitip gider. Batı her bir oğlu herkesleştirerek değiştirir. Özgünlükten alı koyar. İtikadî değerleri yozlaştırarak onları kendisine benzetir. Duygusal atmosfere kapılanlar ise bu yolda canını feda eder. Oysa yedinci oğul anlatır bize masalın aslında her ne kadar olumsuz olarak görünse de mutlu bittiğini. Son oğul batının silahını çözmüştür çünkü. O değişmemek için yalvarır yaratıcısına ve değişmemek için sığınır kazdığı çukura. O değerlerini kaybetmemek uğruna verir bu savaşı ve değişmeyerek kazanır. Doğulu baba acısından ölmüş olsa da yedinci oğul hep yaşayacak bir konuma kavuşturmuş.

İnandığı değerler uğruna yola koyulan yedi oğla ve oğullarını bu cihette yitiren Doğulu babaya selam olsun…

 

Karakoç, S. (2004). Gün Doğmadan. Diriliş Yayınlar: İstanbul.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Talha ÇİÇEK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiye Haberi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiye Haberi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Türkiye Haberi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Türkiye Haberi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bugün Seçim Olsa Kime Oy Verirsiniz

istanbul haber