Tek Tip İnsan - Evrime giden yol

Netfilix - Dijital Köy

Cem yılmaz filmlerine göre gişe rekorları kırmayan; ancak Türk dizi ya da sinema sektöründeki o engin ve yengin değişimin ulaştığı yeni nokta, 

Buram buram netfilix kokan; küresel düzeyde ‘netfilik kriterlerin de’ çekilmiş,

Kara Komik dizi/filim serisi

‘doğan görünümlü şahin’ 

Sözü fazla uzatmayacağım; editörüm kısa cümleler kurmamı istiyor,

Adam haklı, nede olsa oda (X/Y-Z) kuşağı :)

Biz dijital göçmenler olarak bunun farkındalığına varamasakta, etrafımızdaki dijital dünyada onlara göre; Z ve Y kuşağına göre eviriliyor; 

Örnek olarak, hiç haz etmediğim, ama bir şekilde kullanımına maruz kaldığım ya da daha doğrusu sistemsel olarak kullanmak zorunda bırakıldığım, Google karanlık mod, ve facebook’ta son güncelleme; 

Özellikle facebook’un, zoraki kullanımı yürürlüğe soktuğu yeni görünüm, ‘onunda yine içerdiği ki, karanlık mod’ 

Adı özgürlükler dünyasında; Varşova paktını anımsatırcasına kullanım zorunluluğu oluşturan , (marksist, leninist, komünist) dayatmacı tutumlar; 

Bize demokrasi dersi veren, lakin La Fontaine'den masalların kötü ünlü kahramanları; 

Beyler ‘ kral çıplak’ 


-          Ford Motor Şirketinin kurucusu olan Henry Ford’un tarihe geçen söylevini teyit ederce;

       “Siyah olmak kaydıyla istediğiniz renk otomobili seçebilirsiniz.” 

Yenidünya Anlayışı… 

Ama neden? 

Cevap küresel köyde, tek tip insana doğru, evrimleştirilmek istenen insan, 

Ama nasıl! 

 ‘Dünyanın en zengini de aynı iphoneyi belki en fakiri de aynı iphoneyi kullana biliyor;

Ne alaka; diyebilirsiniz!

Bilinen ve evrensel satışta olan; en üst seride ‘tek-tip’ akıllı telefon var!

 Yüz milyonlarca dolarınızda olsa, başka iphon’e yok!... 

Amerika'nın Başkanında olsanız; ileşim kurduğunuz kanal twitter,

Sivas'ta ki köylü Mehmet ağda olsanız iletişim kurduğunuz kanal aynı twitter, 

Twitter da işlev ve içerik olarak milyarlarca insan sizinle benzer amaçlarda etkileşimde!... 

Biri size şu soruyu sorsa, siz ne cevap verirdiniz, 

Hangi soru deyişiniz kulağımda, şimdiden çınlar gibi, 

Dünyada evrensel bir dil var-mıdır, tüm insanların ortak konuşa bildiği, ya da konuşan insanların din dil ırk gözetmeden aynı dil ve sembollerle iletişim kurabildiği? 

Evet, vardır tabii ki 

Tabii ki de, İngilizce değil!… 

İşaret dili, evrensel bir dildir! 
Evet, sözsüz iletişim evrenseldir; bazı semboller evrenseldir;

Radyason işaretini tanıyan herkes o işareti görünce benzer tepkiyi, lakin aynı zihinsel okumayı yapar. 

Ha şu kullanılan emojiler de ortak bir dile ait; evrensel materyallerdir, 

iphon’e iOS işletim sitemi dünyada tek tipliği; tek düzeliği oluşturmuyor mu, ya Windows/son sürümü Windows 10, ya bilgisayarınızdaki sabit semboller, sabit rakamlar, dünyada evrenselliği oluşturmuyor mu! 

Yada Windows’un; bir rakibi var mı; olduğunu varsayalım, Windows’un bütün dünyada kalıplaşan evrenselliği sunmuyor mu?..
Belki iphon’e iOS diğer bir ihtimal, gerisi uzak dünyada bir ütopya! 
 
Ha birde, şu çok tartışmalı tik-tok var, magazinin ötesi tik-tok bütün dünyada benzer bir düşünce, sosyalleşme vb. paylaşım kültürü oluşturmadı mı? 

Dünyanın (72) yetmiş iki farklı milleti, benzer hareketler ve neredeyse tıpa tıp aynı videolar paylaşmıyor mu? 

Ortak tek tip insana doğru evrimde, her biri, bir basamak! 

Neden ortak dil 

Yakın geçmişe tanıklık; Gazeteci Hırant Dink cinayeti ‘katliamı’ sonrası; manşetlere, ya da binlerce insana ‘Hepimiz Ermeniyiz’ sloganını attıran güç ya da perde arkası olay neydi; 

Ya da hiç önemsiz birinin, belki hiç önemsiz bir Tweeti ile ülkeyi yangın yerine çeviren dil,

Kurdu kuzuyla bir araya getiren hipnoz!.. 

Öyle ya!.

 ‘Kişi hangi dilde düşünürse zaten o dilde konuşur.’ 

Dil, insanlar arası iletişimin en doğal, en yaygın ve en kolay yolu olduğu gibi millet olmanın ve millet hâlinde yaşamanın da gereğidir.

Her dil etkinliği önce bireysel sonra da toplumsal özellikler arz eder.

Dil, kültürün hem bir unsuru hem koruyucusu hem de aktarıcısı olması sebebiyle sadece insanlar arasında anlaşmayı gerçekleştirmekle kalmaz, kültürün nesilden nesile aktarılmasını da sağlar.

Dolayısıyla dil kültürü oluşturan ve onu taşıyan bir unsura dönüşmektedir. 

Kültür, tarih bakımından mevcudiyeti kesin olarak bilinen bir toplumun, sosyal etkileşme yoluyla nesilden nesile aktardığı manevi ve maddi yaşayış tarzlarının temsil ve tecelli bakımından yüksek seviyedeki bir bileşiği olan, sebebi ve sonucu açısından ise, ferde ve topluma benlik, kimlik ve kişilik ile mensubiyet şuuru kazandırma, bütünleşmiş kılma, yaşanan çevreyi ve şartları kendi hedefleri istikametinde değiştirme arzu ve iradesi veren, değer, norm ve sosyal kontrol unsurlarının belirlediği bir sistemdir. 

Dil ve kültür, iç içe geçmiş iki kavramdır. Dilin içeriği ile kültürün içeriği, dilin varlık alanı ile kültürün varlık alanı daima birbirini tamamlar. 

Alıntı: http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/kitap/kok/turkdili1.pdf 

Tek Tip İnsan ve Evrime giden yol; 
Üstat şöyle dillendir serzenişini 
‘Çoban yok ve bir sürü var! Herkes aynı şeyi ister, herkes aynıdır: Başka türlü hisseden kendi ayağıyla gider tımarhaneye’.

Friedrich Nietzsche 
Evrim demişken; küçük bir dip not; çoğumuzun evrim ya da evrim teorisini duyduğunda; ‘tüğleri diken diken olur’ 
Ama neden
Aslında neden, sitemli ve sistematik olarak ‘Harun Yahya’ adlandırmasıyla; Adnan Oktar’a bağlı yayın organlarında ‘gece gündüz’ yayınlanan; evrim belgeselleri! 

Belgesellerin ana teması, islam ve din karşıtı gösteriminde; Evrim ve Darvin teorisi!.. 

Ve İslam’a karşı evrim teorinde, evrime karşı İslam ve Kuran’ı Kerim algısı; 

Bu karşıtlığı iyice perçinlemek ve pekiştirmek için, belgesel içeriğinde sıkça kullanılan Kuran’ı Kerim ayetleri; 

Belgeselin ilerleyen bölümlerinde ise; kitabı mukaddesten (Tevrat ve İnciliden) alıntılara, Kuranı kerim ayetleri ile aynı içerikte yer verip, aralarındaki sınırın bul anlaşmasını sağlayan bir yorum. 

Lakin; Kuranı Kerim’de açık ve net anlatımda evrim karşıtı, onun varlığına ya da yokluğuna karşı çıkan, belki işrette bulunan bir ayet, sure/kevser bulunmaz! 

Ateist deist görüşün sıkça savunduğu, insanın maymundan geldiği savı başka bir mesele! Onların tutunmak istediği ya da uydurduğu bir ütopya; 

Bu vb. (ateist deist) bir görüşte evrim inancı; çoğu islam âlimin fetvası ile kaimdir ki açık şirktir! 

Fakat ayet tefsirlerinde ele alınan, insanın dünya teşrifi öncesi, dünyanın durum ve canlı yaşamı daha farklı ve ayrı bir perspektiftir. 

Ayetler; 

İnsanın maymundan geldiğine değil, ‘bir yasağı çiğneyen kavminin’ topluluğun maymuna ve domuzlara dönüştürüldüğüne dair kıssalar içerir; 

Sıkça düşülen bir yanılgı; ilgili ayette geçen milletin, bugün Kuran’ı Kerim ve Müslümanlara karşıt tutumu, onların geçmişteki atalarının çoğunun, bir İslam ümmeti olduğu gerçeğini değiştirmez: 

Dahası maymunun insana benzeştiği kadar, biyolojik olarak domuzda (iç organ yapısı) olarak insana benzeşir! 

İlgili Ayetler, 

Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, “Aşağılık maymunlar olun” demiştik. Biz bunu hem onu görenlere hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık. 

(Bakara Suresi 65-66.Ayet) 

De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği, bir kısmını maymunlara ve domuzlara çevirdiği, tâguta tapan kimselerdir. İşte bunlar, yeri daha kötü olanlar ve doğru yoldan daha fazla sapmış bulunanlardır." 

(MaideSuresi60.Ayet) 

O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın “ol” deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. 

(En`âm Suresi 73. Ayet) 

Sonuç ‘evrim’ üzerinden oluşturulan bir algı ve bunun sonucu oluşan toplumsal güdü/duyarlılık; 

Ancak; bu güdü islamlaştırılacak (İslami hassasiyet) olsa dahi, aynı güdü;  

Kuranı Keriminde bahsi geçen, açık ve net belirtilmiş büyük günahlara karşı, 

Ne yazık ki aynı hassasiyet, toplum da bu derece ve mertebede yok; 

Masala faiz; Kuranı Kerim de cehenneme sokacak günahlar arasında net olarak belirtiliyor; 
Veda hutbesinde, Allah Resulü tarafından dile getiriliyor!... 

“Faiz yiyenler tıpkı şeytanın çarptığı kimsenin kalkışı gibi kalkarlar. Bu, onların 'Alışveriş de faiz gibidir.' demelerindendir. Halbuki Allah alışverişi mübah, faizi ise haram kılmıştır. Her kime Rabbinden bir talimat gelir, o da faizden vazgeçerse, daha önce yaptığı muamele kendisi için geçerlidir, hakkındaki hüküm de Allah’a aittir. Her kim tekrar faizciliğe başlarsa, işte onlar cehennemliktir, hem de orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara, 2/275) 

Geçmişi fazla yâd etmeyi fazla seven biri değilim; lakin geçiş bugünü, bugünse dünü belirler; her ikisi de tümleşik bir paradokstur, 
Geçmişte, Netflix ile ilgili iki farklı yazımda; şu savda ve önermede bulunmuştum. 

Yeni Dijital köy Son zamanlarda, bilhassa son günlerde sıkça duyduğum bir söz, -Dünya küresel bir köy artık.   

Bu söze katılmışlığımda, karşıtlığımda vardır! Bu söz hoş bir sedadır aslında, bir umut, bir beklenti, kimilerince uzakları yakın eden bir teselli. Belki bir planın yâda projenin, üst bir akılın yeni dünya düzeninin adlandırılması… 

Lakin her ne olursa olsun, korana virüs (covid-19) bize bunun gerçekte de böyle olduğunu gösterdi! 

Dünya evet gerçekten küresel bir köy artık. 

Köy Okulu Projesi – Güncel Misyon Netflix Köyler, köy okulları, sağlık ocakları ve  muhtarı ile tanınır; 

Türk filmleri böyle öğretti bize, 

Öğrettiği, kötü adamları, gaddar köy ağalarını ve kan davalarını saymıyorum bile! 

Yâda Neşeli Hayatları, bir ekmekle mutlu olan sevgiyle tutunan insanları; 

Battal gaziler ne öğretti bize anımsamıyorum bile, çünkü Türk kimliğimle benliğimle özdeşleşti de ondan… 

Ya Dila Hanımlar, Tatar Ramazanlar, Al Yazmalımlar ne mesajlar verdi bize söylemeye söz kifayet etmez içselleştirildi de ondan! 

Küçük Emrahlarla kaç kişi ağladı, belki kaç yuva dağıldı; üvey babalar kötülükle yaftalındı diye, 

 Zübük filmi, Davaro ne öğretti bize nasıl işledi düşünce dünyamızı nasıl değiştirdi, neyi şekillendirdi! 

İslam la bizi ya da Küçük bir çocukken sizi ilk kim tanıştırdı, daha okula giden ilk adımlarda belki hepi topu (9-10) yaşında bir çocuğu, hala etkisi üzerimizdedir ya ÇAĞRI filminin, okul video odasındaki gösterimi! 

Yeniden doğmak dizisini hatırlayan var mı? 

Ben hatırlatayım,  Bulgaristan’da Türk soydaşlarımıza uygulanan zulmü anlatan ve bütün Türkiye’yi gecelerce uyku tutturmayan, neredeyse Türk-Bulgar savaşına yol açacak "TRT" dizisini, 

Bütün Türkiye’yi ayağa kaldıran, yayını geçici olarak durdurulan, bu Türk dizisini… 

Siz sanır mısınız ki, biz Osmanlıyı, Osman beyi kuruluşta, dirilişte tanıdık; biz onu yıllar önce Tek kanalda Kuruluşta, yine bugün ki yayınlandığı gibi, edep ile hayâ ile tanıdık, 

Biz bir siyahiyi (zenciyi) kunta kinte dizinde, çağrı filminde, ilk ezanı Bilal’i Habeş’le tanıdık… 

Biz derken "Y/Z" diye adlandırılmayan harflere sığmayan, rakamlarla (60,70,80,90) kuşağı diye adlandırılan bir nesiliz; az ya da çok birbirinin takipçisi ve bir birine benzeyen bugünün dijital göçmenleriyiz. 

Biz o günün global olmayan köy okulu öğrencileri Ama aynı misyonu bugün, dünya çapında, çapta kültür üstü bir kültür oluşturan, güncel köy okulu NETFLİX! Onun yeni öğrencileri, Dünya halkı!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serkan KÜNDEM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiye Haberi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiye Haberi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Türkiye Haberi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Türkiye Haberi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bugün Seçim Olsa Kime Oy Verirsiniz