HİTLER’İN ÖLÜMSEVERLİĞİ

Adolf Hitler, Almanya’da yürüttüğü politika haricinde kendi benliğinde yaşattığı öldürme arzusunu sizlerle irdeleyeceğiz.

Adolf Hitler yakın tarihin tanınmış simalarından birisidir. Kavgam adlı eseri çok satılan kitaplar arasında olması dışında sayısız baskısı vardır. Kavgam kitabı okunacak olursa Hitler’in iç dünyasına dair ipuçları yakalayabiliriz. Erich Fromm, bazı eserlerinde Hitler’in iç dünyasında var olan birtakım narsist duyguları irdelemiştir.  Erich Fromm dışında birçok kişi Hitler ve benzeri diktatörlerin psikolojik yönlerine vurgu yapan birçok makale ve eser yayınlamışlardır. Bizlerde Erich Fromm’un “Sevginin ve Şiddetin Kaynağı” ile “İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri” adlı eserleri üzerinden Hitler’in şiddet ve ölümseverliği üzerinde duracağız.

Hitler savaşa ve katliama meyilli miydi? Eğer meyilli ise altında yatan sebepler nelerdi?

Bu sorunun cevabını size Erich Fromm’un eserinde demeçlerle vereceğim;

“Savaşlar başka bir gücün insanın kendi ülkesine yönelttiği gerçek ya da varsayılan tehditlerine karşı savunma amacıyla ya da önderlerin kişisel şan ve ünlerini artırmak amacıyla yapılır. Bu önderler sıradan bir insandan pek farkı olmayan, başkaları için kendi çıkarlarından vazgeçemeyecek bencil kişilerdir: ama zalim ve kötü kişiler de değillerdir. Bu tür insanlar milyonları yönetecek, en yıkıcı silahları denetleyecek duruma geldiklerinde, sonsuz zararlara yol açabilirler… İnsan eğilimlerinin en kötü ve en tehlikeli temelini oluşturan üç olguyu belirteceğim; bunlar, ölüm sevgisi, hastalıklı narsisizm ve birlikte yaşayan insanlar arasındaki kandaşla cinsel ilişki saplantısıdır.”

Hitler’e göre; I. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’nın içinde bulunduğu olumsuz durumdan Yahudilerin sorumlu olduğunu düşünüyordu. Kafasında Almanların üstün ırk olduğu ve diğer milletlere hükmedilmesi gerektiği fikri zamanla oluşmaya başlamıştı. Almanlar mükemmel derecede becerikli, disiplinli ve her konuda en üst seviyede olmalıydı. Hitler iktidara geçince ilk olarak siyasi muhaliflerini toplama kamplarında yaşamaya mecbur etti. Akabinde Yahudiler çoğunluk olarak toplama kamplarında yaşamaya başladı. Toplama kamplarındaki düzen oraya gelen insanları 7-8 ay yaşayabileceği şekildeydi. Sonrasında o insanlar açlıktan veya gaz odalarında ölüyorlardı. 

Hitler için kendisinden olmayanın ve özellikle Yahudiler’in yaşamaya hakkı yoktu. Onun için daha fazla Yahudi’nin öldürülmesi demek savaş dışında kazanılan bir zafer demekti.

Erich Fromm’a göre; “Ölümseverler geçmişte yaşarlar; hiçbir zaman gelecekte yaşamazlar. İç dünyaları da doğal olarak duygusaldır; başka bir deyişle dün sahip oldukları duygularının anısını özenle korurlar. Soğuk, herkesten uzak, yasaya ve düzene tutkun insanlardır. Onları heyecanlandıran ve doyuran şey yaşam değil, ölümdür… Ölümsever önderlerin etkili olmaları, sınırsız öldürme yetilerinden ve isteklerinden gelir. Diğerleri ise bu kişilerden korkar, korkularının bilincine varmaktansa onlara hayranlık duymayı yeğlerler… Aşırı ölümsever kişiler görünüşlerinden, hareketlerinden anlaşılabilir. Böyle kişiler soğukturlar; benizleri ölü gibidir, yüzlerinde pis bir koku duyuyormuş gibi bir ifade vardır.” Hitler’in ölümseverliği ise Yahudileri bir nesne olarak görmesi ve milyonlarca insansın onun için hiçbir anlam ifade etmemesidir.

Oysaki ölümseverlik kavramının zıttı yardımseverliktir. Sevgi paylaşıldıkça artar, insanlar birbirine yardım ettikçe sevgi bağı güçlenir. Fakat bir yerde nefret ve öfke ağır basıyor ise orada kaos vardır. Ölümseverlik, bu kaos ortamından beslenmektedir. Hitler, aynı zamanda Narsist’ti. Nasisizm, bireylerde kendilerini tapması ve tapılmasını istemesi demektir. Hitler’in narsist kişiliği geniş halk kitleririnin ona tapmasından besleniyordu. Her şey onun için vardı.  İsterse öldürür, isterse yaşatırdı.

Erich Fromm eserinde son olarak şu ifadeleri kullanmıştır; “Hitler, ölüme ve yıkıma doğru kuvvetle çekilen, tanıdığı tek gerçeklik kendi istekleri ve düşünceleri olan aşırı narsist bir insandı. Üstelik Hitler yoğun kandaşla cinsel ilişki bağları içinde yaşayan birisiydi. Annesiyle ilişkisi ne olursa olsun Hitler’in kandaşla cinsel ilişki saplantısı en çok ırkına, aynı kanı taşıyan insanlara duyduğu bağnaz bağlılıkta ortaya çıkmıştır. Hitler kanının zehirlenmesini engelleyerek Alman ırkını kurtaracağı fikrine saplanmıştı.”

Adolf Hitler, tarihte en çok merak edilen liderlerden biridir. Almanya’yı harap olmuş bir halden kurtarıp güçlü bir devlet konumuna getirdi. İtalya dışındaki bütün devletlere kafa tuttu. Ona göre Alman ırkı daima ileri, daima başarılı bir milletti. 1945 yılında Almanya’nın yenileceğini kabullenen Hitler, intihar etmeden önce cesedinin ortadan kaldırılmasını ister ve beraberindeki insanlarla birlikte kendi canına kıyar. Hitler öldükten sonra Berlin ele geçirilir.  Böylelikle savaşın Almanya cephesi kapanır.

KAYNAKÇA:

Erich FROMM, Sevgi ve Şiddetin Kaynağı, çev. Yurdanur SALMAN-Nalan İÇTEN, Payel Yayınları, İstanbul 2016.

Erich FROMM, İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri, çev. Şükrü ALPAGUT, C. II, Payel Yayınları, İstanbul 2011.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rahime İpek Ortaeri - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiye Haberi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiye Haberi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Türkiye Haberi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Türkiye Haberi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bugün Seçim Olsa Kime Oy Verirsiniz

istanbul haber