TÜRK GÜREŞ'İNİ BEKLEYEN TEHLİKE

Türk'ün varlığıyla yaşıt olan güreşimizin Türk Milleti için önemini, güreşimizi bekleyen tehlikeyi, üstümüze düşenleri ve yapılması gerekenleri değerl...

Türk'ün varlığıyla yaşıt olan güreşimizin Türk Milleti için önemini, güreşimizi bekleyen tehlikeyi, üstümüze düşenleri ve yapılması gerekenleri değerli hocam eski milli güreşçimiz Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı  Doçent Dr. Mehmet GÜL ile röportaj yaparak bilimsel bakış açısıyla değerlendirdik.

Türkler  için güreşin önemi nedir?

Türklerde güreş geleneği tarihi Çin kaynaklarından edinilen bilgiye göre M.Ö.2. yy'a kadar gitmektedir. Dede korkut destanı'ından Oğuz Türklerinin güreşin çeşitli türlerini bildikleri aktarılmıştır (Türkman 2017). Yine Kırkpınar güreşlerimiz cenk'e giderken mola verdikleri yerde gece gündüz güreşerek yenişemeyip  şahadete eren pehlivanlarımızdan gelmektedir.

Toplumları tanımlamak için birçok faktör gözü önünde bulundurulur, coğrafyası, iklimi, sosyal yaşantısı içerisinde mimarisi tanımlanır. Sosyal hayat içersinde davranış modüllerine bakarak toplumların sosyolojik yapıları analiz edilir. Bu gün Antropologların geçmiş toplumların yaşantılarını belirlemek için baktıkları unsurlardan biride spordur. Spordaki oyun kurallarıdır. Geleneksel sporların oyun kuralları toplumun sosyal yaşantısına göre  belirlenir. Örneğin eski Kolezyumlar da yapılan ölümle sonuçlanan gladyator savaşlarına bakın. Barbar toplumun yansımasını görürüsünüz. Türk toplumunun güreşine baktığınızda ise rakibini  yendikten sonra aşırı sevinmen edepsizlik sayılır. Seni yetiştiren ustanı müsabakada yendiysen onun elini öpersin. Peşrevde uygulanan ritüeller boş boş elini sallıyor anlamına gelmiyor. Kartal peşrevi dediğimiz  yükselmesi; okun yayından çıkıp hedefine gitmesi, kurdun avına atılması yani gücü simgeliyor. Güreşçilerin  birbirinin sırtını sıvazlaması, topraktan teyemmüm alması, topraktan geldik toprağa gidiyoruz demesi, her pehlivan kıspet giyememesi, kıspet giymeye hak eden pehlivana mevlitlerin okunması, Türk toplumunun örf, adet ve inancının güreşimize yansımasıdır. 

Aynı güreş'i Yunanlılar, İranlılar, Hintliler, İskoçlarda, İngilizler de yapıyor. Teknikler aynı, farklılaştıran nedir? Farklılaştıran toplumun yaşam biçimi. Yaşam biçimine göre oyun kuralları, uygulamalarıdır.  Mesela Türklerde Ritüelden beslenen 4  kapı anlayışı var Şeriat, Hakikat, Marifet, Tarikat. 4 boy var. Tozkoparan, deste küçük  deste büyük, küçük orta büyük orta, baş altı baş. Durup dururken 4 boy olsun dememişlerdir. Bu bağlamda bakıldığında Türkün varlığı ile yaşıt olan güreş bizim karakterimizdir, kimliğimizdir.

Günümüzde dünyanın neresinde sorarsanız sorun Basketbol dediğiniz de akla ABD, Kunfu, Karete, tekvando dediğiniz de uzak doğu ülkeleri, Kikbox dediğiniz de Taylant,Yüzme dediğiniz de Hollanda, Rusya, Atletizm de  maraton dediğiniz de Kenya, Etiyopya geliyor.

 Peki Güreş sorulduğunda akla Türkler geliyor mu?

Güreş bizim ata sporumuz değil mi?

 

Dünyaya nam salmış Koca Yusufları, yine Kurt Dereli Mehmet Pehlivanları ve daha sayamadığım nice pehlivanları bağrından çıkaran Yüce Türk milleti değil mi?

Son yıllarda güreş başarı oranımız, toplumun güreşe katılım oranı, bakış açısı popülaritesi değerlendirildiğinde bu gün Türk güreşimiz ne durumda ve gelecekte neler bekliyor ?

Güreşimizi bekleyen tehlike nedir?

 Güreş bir  spor branşı gözüyle bakılamayacak kadar kutsal bir spordur. Güreş bu toplumun kültür değeridir. Sen  toplumun kültürünü oluşturan elementleri, zayıflatırsan, o elementleri yokluğa terk edersen, o elementi yada güreşi kaybetmezsin kimliğini kaybedersin.Yani kendi kültürümüzün, medeniyet  unsurlardan biri olan güreş'i kaybedersek kimliğimizi tanımlayamaz hale geliriz. Kimliğimize kültür değerimize sahip çıkmalıyız. Bu gün Avrupa da balkanlarda bir mimari gördüğünüzde bu Türk mimarisi diyorsun, kimliğini görebiliyorsun. Şimdi geçmişten gelen Türk mimari anlayışının kaybolduğunu düşünün, kültür elementinin birisini kaybetmiş oluruz. Sen bağlamanı, dombranı, kösünü kaybedersen, minyatürünü, hattını kaybedersen, müziğini, sanatını, mimarini kaybedersen, Seni tanımlayan unsurları kaybedersen  kimliğini tanımlayamazsın. Düşünsenize Türk halkını simgeleyen bir kültür yok olmuş.  Bir yapı düşünün her gün bir tuğla çekersen gün geçtikçe çatı çöker. Çatı ney çatı Türk millet aslında. Türk toplumunun atiliğe yol alabilmesi için kültürünü ve varlığını  koruyabilmesi  için " ayaklarının biri tanrı dağında (özünde) diğeri hıra dağında (inancında) olmalı" ayaklarımızın biri yerden kesildiğinde o zaman toplum yok olmaya başlar. Özgürlük kodunu, hürriyet kodunu kaybeder. Kodlarının başını oluşturan mimarisi, sanatı, sosyal yaşantı içerisindeki davranış modülleri ve en önemlilerinden birisi yine  spordur. Spor dediğimizde geleneksel sporlarımız; Güreş,  Kemankeşlik gibi atlı sporlarımız atıcılı, binicilik, cündilik  gibi. Açıkçası bizim güreşe bu açıdan bakmamız gerekiyor.

Bir sporun geleneksel spor olabilmesi için iki temel özellik var birincisi o  toplumun  hayatını yansıtan unsurların varlığı ikincisi de  o sporun oyun kuralının oyun tekniğinin toplumun kültür hayatında edebiyat hayatında, sanat hayatındaki varlığıdır. Mesela açık düşürme edebiyatımızda kullanıyoruz nereden geliyor güreşten geliyor. Paçaları sıkı bağlama hazırlıklı ol tedbirini al anlamındadır ve güreşten gelir. Güreşe bu bakış açısıyla yaklaşmalıyız. Böyle bir değeri kaybederseniz kültürünüzü kaybedersiniz. Kültürünüze sahip  çıkmak dediğimiz şey kültürü oluşturan elementlerin sahip çıkılmasıdır. Diline sahip çıkacaksın, güreşine sahip çıkacaksın. Mesela dil yaşatılıyor manilerle  deyimlerle, müzik yaşatılıyor ezgilerle, davul zurna ile, kahramanlık ezgileri ile, Ama er meydanı da yaşatılmalı. Bizde güreşte başarılı olmak müsabakada birinci olmak değildir. Başarılı olmak er meydanına çıkmakla ölçülür. Bizim için er meydanına çıkan sıradan  bir insanda olsa en iyi güreşçi de olsa başarılıdır. Yiğitlik er meydanına çıkmakla ölçülür fakat bunların hepsi maalesef yok oluyor.

 Bu gün modern anlamda diğer spor branşları ile eşit branş diyebiliriz. Diğer branşlar gibi spor branşı gözüyle bakabiliriz.  Ama Türk toplumu için bunun ötesinde bir şey, kültürü oluşturan bir elementtir. Siz burayı  itibarsızlaştırırsanız zamanla kültürel soykırım yapmış olursunuz. Kültürel soykırım dediğimiz şey  kültürü oluşturan elementlerden birini  deforme etmek  yada ortadan kaldırmaktır. Bugün Türk devleti olarak bizim bu olaya ve güreşe   böyle bakmamız gerekiyor.

Güreşin problemleri nelerdir?

Güreşin en büyük problemi kurumsallaşmaktır. Kurumsallaşmış bir yapımız yoktur. Tanıtımımız yoktur. Burada sorumluluk Türkiye güreş federasyonuna düşmektedir. Güreş Federasyonu özerk federasyondur. Özerk olduğu için  spor toto üzerinden sponsorluk adı altında  devlet ödenek veriyor. Bu gün devlet ödenek vermezse  federasyon görevini sürdüremeyecektir. Özerk federasyon anlayışı  içinde sponsorluk anlaşması yapılabilir. Tanıtım stantları kurup tanıtım yapılabilir, reklam yapabilir. TV. kanalları ile anlaşılabilir. Bunları yapmak için yönetimin gayret etmesi lazım. Sadece bakanlıktan ödenek gelmesiyle yürütülemez. Devletin en fazla para gönderdiği federasyon güreş federasyonudur. Yıllık 60-70 milyon ödenek alınıyor. Ama bu paraya bağlı kalınmamalı. Saha içi yönetmeliğimiz, talimatımız yoktur. Saha içi talimatımızı yayınlanmalı.

Pandemi sürecindeyiz diye maalesef güreş durma noktasına geldi. Federasyon sanki bir şey olsa da turnuva yapılmasa hissiyatı veriyor. İstek göremiyorum. Risk yönetimi diye bir şey var. Federasyonumuzun risk yönetimi algısı yok. Olumsuzlukla karşılaşıldığında nasıl sürdürebiliriz bir planı yok. Evet virüs tüm dünyayı sardı. Virüs var diye güreşi durduramazsın. Bu gün futbol nasıl devam ediyorsa güreşte bir şekilde devam etmeli. Test yaptırılıp güreşe devam edebilirsin. Bugün pandemi sürecinde futbol da tribün de efektten taraftar sesi veriliyor. Tribünler de sizi ekranda izleyen birileri var diye yazı çıkıyor. İngiltere premier liginde taraftarların evlerine kamera konmuş tribün de gösteriliyor. Sizinle olmasak ta sizinleyiz pankartları yazılıyor. İsteyince oluyor yani.

Ödüller yetersiz. Avrupa şampiyonasında bir iki ülkenin iyi güreşçisi olduğundan mütevellit Avrupa şampiyonasında derece yapmaktan daha zordur Türkiye de şampiyonu olmak, yüzlerce pehlivanın arasından çıkmak. Bu gün Türkiye şampiyonu olan kişinin hiç bir ödülü yoktur. Gençlerde yıldızlarda 16 takımın katılmış olduğu güreş ligi bir salonda bir haftada bitiriliyor. Madalya odaklı federasyonuz; Dünya şampiyonasından Avrupa'dan madalya alamayan sporcu o yıl kulüpten uzaklaştırılıyor. üç kelimeyle "Alt yapıya dönüyoruz". Kurumsallaşan kulübümüz yok. Çocuk derece yapamadığında kulüpten uzaklaştırılıyor, kulüpler kurumsal olmadığından çocuk sakatlandığında  kulüpler  sahip çıkmıyor.

Sadece güreş yaparak ekmek kazanan insanlar var. Karakucak ile yağlı güreşle evini geçindiren pehlivanlar var. Bunların hiçbiri şuan düşünülmüyor. Sonra derecelerin karşılığı yok. Büyüklerde sporcu Avrupa şampiyonu oluyor ödül yetersiz.  Devletin verdiği 500 cumhuriyet altını iken 150 cumhuriyet altınına düşürüldü. Onu da ödül yönetmeliği doğrultusunda taksitle ödeniyor. Bugün büyüklerde Avrupa şampiyonu olmuş bir pehlivan en fazla 1 tane ev alabiliyor oda ortanın altında. Büyüklerde Avrupa şampiyonu olmak kolay değil. Sporcu ömrünü veriyor, hayatını veriyor. Gençliğinin en güzel yıllarını veriyor. Sporcunun başka mesleği yok. Sporcu 10 yasından en  verimli yaşı 24-25 yasına kadar ömrünü vakfediyor. Gençliğini adamış ve Avrupa da, Dünya da derece yapmış bir kişinin ekonomik özgürlüğünü elde etmesi gerekir.

Türkiye şampiyonasına 1500-2000 çocuk geliyor. Sürekli bu sayıda çocuk katıldığında büyükler şampiyonasının 10 Bin kişiyle yapılması  lazım ancak 250 kişiyle yapılıyor. Sayı sahip çıkılmama, ödül yetersizliği ve gelecek kaygısı gibi nedenlerinden dolayı düşmektedir maalesef.

Erken doyum var. Şampiyon nedir? Şampiyon Olimpiyat şampiyonudur. Onun haricindekiler Avrupa birincisidir. Şampiyon Ahmet AYIK gibi Hamza YERLİKAYA gibi Taha  AKGÜL gibi Olimpiyat Şampiyonudur. Biz ne yapıyoruz çocuk Avrupa birincisi oluyor 10 tane kafile yapıyoruz, kutlama yapıyoruz. Her yerde  şampiyon diye karşılıyoruz. Bu yanış. Bu çocuk Avrupa da birinci olmuştur. Şampiyon değildir. Dolayısıyla erken doyuma ulaştığından çocuk yıldızlarda  Türkiye şampiyonasında  zorlanınca zirvede bırakmaya çalışıyor. Spor hayatını bitiriyor. Yanlış yaklaşımımız yüzünde başarılı sporcular kaybediliyor.

Yapılması gerekenler

Yetenek seçimi projesi inkar edilemez projedir. En az 3 yılda verim alınacak projedir. 1.basamakta öğrenci yeteneğini 2. basamağında 2 yıla kadar  çocuğa temel spor eğitimi veriliyor. Son basamakta da çocuğun duygusal eğilimi, fiziksel, psikolojik eğilime göre branşa yönlendiriliyor. Umarım ülke sporu için meyveleri alınır. Açıkçası son dönemlerde çocuklarda sosyal medyanın etkisi de olabilir, başka etkide olabilir. Güreşi kolay kolay tercih etmiyorlar. Güreşe hala kırsal kesimden katılım oluyor yada ailesinde yapan varsa yada güreşteki dominant kişilerin ön ayak olmasıyla katılım oluyor.

Aslında Azerbaycan hükümetinin yaptığı bir proje var her aileden bir güreşçi diye (her aileden olmasın da her soydan olsun), Yüzme federasyonunun yüzme bilmeyen kalmasın, Veya basketbol federasyonu başkanımızın yaptığı gibi sokaklarda basketbol oynamayan basketbol topunu eline almayan kimse kalmasın diye projesi gibi projeler uygulanabilir.

Son 20 yılda hükümetimiz elinden gelen desteği vermiştir. Ancak yapılanları inkar etmeyeceğiz yapılanla da yetinmeyeceğiz. Çünkü iyinin bir sınırı yoktur. Federasyonumuz her zaman yeni projeler geliştirilmek zorundadır. Mükemmelin sınırı olmaz. Yeterlimi değil. Devletin yapacağı,  istihdam ettikleri kişileri denetimlerinin objektif kriterler doğrultusunda yeri ve zamanında yapılması, bunlar önemli şeyler. Bu noktada bir yaptırım yada teşvik uygulamaları yok. Bunlar yeterli değil. Son  15 yıla baktığımızda tesisleşme açısından önceki yıllara göre çok daha iyi konumdayız ama yine söylüyorum başarılı sporcu çıkarabilmemiz için bu tek taraflı bir şey değil. Biz güreşin ruhunu kaybetmeye başladık. Şimdi Sivas açısında güreşçilerin antrenman yerlerine bakıyorum  çok güzel. Bugün spor lisesinin tesisi muhteşem ama her ilde yok maalesef.

Eğer güreş bizim kimliğimizse, güreş denince akla Türk Milleti gelecekse, Uluslararası arenada güreşte en ön de olacaksak. Her soydan bir güreşçi gibi projelerle desteklenmeli. Anadolu'nun her ilinde, ilçesinde güreş sahaları, hatta her okulda güreş minderleri olmalı, yeteri kadar güreş eğitmeni ve antrenörleri olmalı. Bunları takip eden mekanizmalar geliştirilmeli ve başarıya ulaşan güreşçinin ekonomik refah seviyesine ulaşabilmesi için Güreş Federasyonuna daha fazla destek verilmeli ve Federasyon daha üretken daha aktif ve bilimsel yapıya dönüştürülmelidir.

21 Ağu 2020 - 17:27 -

Muhabir Serdar Şerare


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Türkiye Haberi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Türkiye Haberi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Türkiye Haberi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Türkiye Haberi değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Türkiye Haberi, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (535) 920 50 17
Reklam bilgi


Anket Bugün Seçim Olsa Kime Oy Verirsiniz

Adana Haberleri     Adıyaman Haberleri     Afyonkarahisar Haberleri     Ağrı Haberleri     Aksaray Haberleri     Amasya Haberleri     Ankara Haberleri     Antalya Haberleri     Ardahan Haberleri     Artvin Haberleri     Aydın Haberleri     Balıkesir Haberleri     Bartın Haberleri     Batman Haberleri     Bayburt Haberleri     Bilecik Haberleri     Bingöl Haberleri     Bitlis Haberleri     Bolu Haberleri     Burdur Haberleri     Bursa Haberleri     Çanakkale Haberleri     Çankırı Haberleri     Çorum Haberleri     Denizli Haberleri     Diyarbakır Haberleri     Düzce Haberleri     Edirne Haberleri     Elazığ Haberleri     Erzincan Haberleri     Erzurum Haberleri     Eskişehir Haberleri     Gaziantep Haberleri     Giresun Haberleri     Gümüşhane Haberleri     Hakkari Haberleri     Hatay Haberleri     Iğdır Haberleri     Isparta Haberleri     İstanbul Haberleri     İzmir Haberleri     Kahramanmaraş Haberleri     Karabük Haberleri     Karaman Haberleri     Kars Haberleri     Kastamonu Haberleri     Kayseri Haberleri     Kilis Haberleri     Kırıkkale Haberleri     Kırklareli Haberleri     Kırşehir Haberleri     Kktc Haberleri     Kocaeli Haberleri     Konya Haberleri     Kütahya Haberleri     Malatya Haberleri     Manisa Haberleri     Mardin Haberleri     Mersin Haberleri     Muğla Haberleri     Muş Haberleri     Nevşehir Haberleri     Niğde Haberleri     Ordu Haberleri     Osmaniye Haberleri     Rize Haberleri     Sakarya Haberleri     Samsun Haberleri     Şanlıurfa Haberleri     Siirt Haberleri     Sinop Haberleri     Şırnak Haberleri     Sivas Haberleri     Tekirdağ Haberleri     Tokat Haberleri     Trabzon Haberleri     Tunceli Haberleri     Uşak Haberleri     Van Haberleri     Yalova Haberleri     Yozgat Haberleri     Zonguldak Haberleri    

Adana Saç Ekim Merkezi mask
Adana Saç Ekim Merkezi

Mahir Ünal: Türkiye muazzam bir ilke daha imzasını attı mask
Mahir Ünal: Türkiye muazzam bir ilke daha imzasını attı
İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener: “Halk Tv’de partim ve şahsım adına yapılan eleştirilere..." mask
İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener: “Halk Tv’de partim ve şahsım adına yapılan eleştirilere..."
CHP Sözcüsü Faik Öztrak: "Ermenistan, Uluslararası hukuka aykırı olarak Azerbaycan ile ateşkesi bir kez daha bozdu. " mask
CHP Sözcüsü Faik Öztrak: "Ermenistan, Uluslararası hukuka aykırı olarak Azerbaycan ile ateşkesi bir kez daha bozdu. "
Meclis 1 Ekim'de açılıyor mask
Meclis 1 Ekim'de açılıyor
Eylül ayı işsizlik ve kısa çalışma ödemeleri 5 Ekim'de yatırılacak mask
Eylül ayı işsizlik ve kısa çalışma ödemeleri 5 Ekim'de yatırılacak